Vergi Nedir

Vergi, ekonomik birimlerden siyasi cebir altında ve karşılıksız olarak devlete kaynak aktarılmasıdır. Kamu hizmeti yapmak durumunda olan devlet, bunu yaparken mal ve hizmet üretiminde bulunur. Gerekli üretim faktörlerini sağlarken kamu fonlarını kullanır. Bu fonlar içerisinde vergi gelirlerinin oranı yüksektir. Sanayileşmiş toplumlarda %100′e ulaşmaktadır. Devlet, belirtilen temel amaç dışında kamu faaliyetlerine paralel diğer bazı fonksiyonları da vergilere yükleyebilir. Bu arada gelir dağılımının kontrolü, piyasada fiyat istikrarının sağlanması gibi fonksiyonlar da kısmen vergiye yüklenebilir.

Zorunlu ve Karşılıksız

Tanımdan da anlaşılacağı üzere, verginin niteliğinden ayrılamayan aynı zamanda, onu devletin diğer gelir türlerinden ayıran iki unsur vardır. Bunlardan birincisi verginin cebri (zorunlu) bir ödeme olması, diğeri karşılıksız bulunmasıdır.

Vergi siyasi cebir altında tahsil edilmekte, yani kanunla konulmakta ve kanuna uyulması müeyyidelere (yaptırımlara) bağlanmış bulunmaktadır. Gerçekten devlet, bu kanunlara dayanarak vergi yükümlülüğünü tek taraflı olarak koymaktadır. Ekonomik birimin mükellef olarak vergileme faaliyetine katılması, devlete yardım, devletin işini kolaylaştırma anlamındadır; yoksa vergileme faaliyetinde “yetki paylaşma” anlamında değildir. Zaten bu faaliyete katılmanın şeklini de maliyetini de kanun düzenlemiş ve onu mükellef için yapılması zorunlu bir görev şekline sokmuştur. Verginin siyasi cebir altında alınması, mükellef bakımından ödenmesinin hukuken zorunlu olması nedeniyle, ödenmemesi halinde devlet zorla tahsil ya da cezalandırma yoluna gidebilir. Bu yüzden mükellefler vergiyi kendiliklerinden ödemekle zor yoluyla tahsilden ve ceza kovuşturmasından kendilerini korumuş olurlar.

Verginin zora dayalı olarak alındığına bir örnek verecek olursak. Venediklilerde peruk takma döneminde bireyler peruklu kendilerini soylular sınıfında sayarlardı. Bu nedenle peruk giymek isteyen bireyler o dönem için devlete Peruk Vergisi adı altında ödeme yapmak zorundalardı.

Verginin Amacı

Devlet, vergi adı altında çok çeşitli araçlar kullanmakta, daha doğrusu bireylerin ödeme gücünden, türlü firsatlardan yararlanarak pay almaktadır. Bireylerin gelir elde etmesi, kurumların kazanç sağlaması, gelirlerin harcanması, istihsal ve satış nedenleriyle ya da miras ve hibe yoluyla malların el değiştirmesi, bir servete sahip olma, sahip olunan servetin değerinde artış görülmesi gibi olaylar, devletin vergi koymasının belli başlı firsat ve nedenlerini oluşturmaktadır.

Vergi Türleri

Çağımızda uygulanan vergileri, bunların konulmasına neden olan olayın niteliğine göre üç büyük grupta toplayabiliriz :

  • Gelir Üzerinden Alınan Vergiler
    • Gelir vergisi
    • Kurumlar vergisi
  • Harcamalar Üzerinden Alınan Vergiler
    • Katma Değer Vergisi (KDV)
    • Muamele ve satış vergileri
    • Kısmi istihlak vergileri
    • Harcamalara dayalı gelir vergisi
    • Gümrük Vergileri
    • Özel Tüketim Vergisi (ÖTV)
    • Özel İletişim Vergisi (ÖİV).
  • Servetle ya da servet transferi Üzerinden vergiler
    • Genel servet vergisi
    • Emlak ve kısmi servet vergileri
    • Sermaye vergisi
    • Veraset ve diğer şekillerdeki servet transferi vergileri.ggff

Dolaylı ve Dolaysız Vergiler

Vergileri, değişik amaçlarla başka türlü gruplandırmak da mümkündür. Bunlar arasında özellikle verginin “dolaysız” ve “dolaylı” olarak iki büyük sınıfa ayrılması yaygındır. Bu ayırım iktisadi gücü temsil eden gelir ve serveti yakalamada “mutavassıt” bir olaya dayanılıp dayanılmamasına göre yapılmaktadır. Gelir veya servetin doğrudan doğruya vergilendirilmesinde dolaysız, bir olayın (örneğin harcamanın) bu gücün belirtisi sayarak vergilendirilmesi dolaylı sayılmaktadır.

Verginin tarh ve tahakkuku

Verginin önceden belirlenmiş oranlarda hesaplanmasına tarh denir. Tarh türleri :

  • Beyan Usulü Tarh
  • Resen Tarh
  • İkmalen Tarh
  • İdarece Tarh

Kaynak (resource) : http://tr.wikipedia.org/wiki/Vergi


Yoruma Kapalı.